Bebeğinize Ne Kadar Su İçirmelisiniz?

Yorum yapılmamış
Bebeğinize ne kadar su içirmelisiniz?

Yaşam kaynaklarımızdan biri; su. Sağlıklı yaşamak için her gün belirli miktarlarda alınması gerekiyor. Bir yetişkinin günde 2-3 litre civarında su tüketmesi gerekiyor peki ya bebeklerimiz? Ona yeterince su içirdiğinizden emin misiniz? Bu yazımızda suyun öneminden ve bebeğe içireceğimiz suyun hangi özellikleri taşıması gerektiğinden sözedeceğiz.

Yetişkin bir kişinin bir gün boyunca kaybettiği su, vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 4’ü kadarken, sütle beslenen bir bebekte bu rakam yüzde 15’e kadar çıkabiliyor. Şunu da bilmekte yarar var. Bir yetişkinin vücudunun yüzde 65’ini su oluşturuyor. Bu oran bebeklerde yüzde 75-80. Bu rakamlar bebeklerin suyunun asla göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor.    

Biliminsanları, hayatın suda başladığını söylüyor. Hayat nerede başlarsa başlasın, susuz bir dünya olmayacağını biliyoruz. Su olmadığında hayat da yok demektir. Canlı varlıklar yaşamını sürdürmek için sudan vazgeçemez. Tek hücreli amipten, böceğe, çiçekten insana kadar… Bu duruma kimsenin itirazı yok. Sorun, ne kadar su tüketmemiz gerektiğinde. Uzmanlar yetişkinlerin güne 2-3 litre arası su tüketmesi gerektiğini söylüyor. Ne kadar çok su içersek o kadar iyi. Neden mi? Çünkü su içerek vücudumuz için gerekli olan vitamin ve mineralleri sağlarız. Su sayesinde vücut ısımız dengelenir, böbreklerin çalışması kolaylaşır. Kanın temizlenmesi sağlanır. Uzmanlara göre kadınların erkeklerden daha çok su tüketmesi gerekiyor. Peki ya bebekler? Onlara günde ne kadar su vermeliyiz ki, gerekli olan vitamin ve mineralleri alsın? Sağlığında bir sorun çıkmasın?

Bir Bebeğin İçeceği Su

Bir bebeğin tüketeceği su miktarı bebekten bebeğe değişebilir. Ayrıca yaşanan iklim de etkileyici faktörlerdendir. Bilindiği gibi sıcak havalarda terleme oranı yüksek olduğundan su kaybını önlemek için daha çok su tüketilmesi gerekir. Bunun yanısıra beslenme şekli de etkilidir. Katı gıdalarla beslenen bebekler daha çok su ihtiyacı duyarlar. Hareketli bebeklerde daha çok enerji sarfettiğinden suya olan ihtiyacı artar. Kısacası pek çok faktör bebeğin daha çok su tüketmesi için etkilidir. Özellikle yeni doğmuş, dünyaya uyum sağlamaya çalışan bebeklerin kusma, ishal gibi su kaybettiren rahatsızlıkları suyun önemini bir kez daha ortaya çıkarır. Anneler bilirler, bebek su kaybında bir çicek gibi hemen solar. Su kaybı bebek için çok ciddi bir sorun olarak karşılarına çıkar.

Bebeğinize ne kadar su içirmelisiniz?Yetişkin bir kişinin bir gün boyunca kaybettiği su, vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 4’ü kadarken, sütle beslenen bir bebekte bu rakam yüzde 15’e kadar çıkabiliyor. Şunu da bilmekte yarar var. Bir yetişkinin vücudunun yüzde 65’ini su oluşturuyor. Bu oran bebeklerde yüzde 75-80. Bu rakamlar bebeklerin suyunun asla gözardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor. Bebeklerin ilk 6 ayda günde kilo başına en az 150 gr. su tüketimine ihtiyacı var. Ancak anne sütü alan bebeklerin ilk 4 ay içinde başka bir sıvıya ihtiyacı yok. Yapılan araştırmalar Afrika yerlilerinde anne sütü alan bebeklerin ek suya ihtiyacı olmadığını ortaya çıkarmış. Ancak katı gıdalara geçişle birlikte su tüketimi önem kazanıyor.

Yeni doğan bir bebeğe su vermek gerekiyorsa daha dikkatli davranmalısınız. Onun için en uygun su oligomineraller açısından zengin ve mineralleri konsantre olanıdır.  Minerallerin konsantre olması yenidoğanın böbreklerini ve sindirim sistemini yormaması açısından önemli. Bu özellikleri taşıyan su seçmek için almadan önce etiketini okumakta yarar var. Burada yazılı sertlik derecesi çok önemli. Çünkü onun için en uygun PH seviyesi 7 olanıdır. Bu derecedeki PH sindirim sistemini rahatlatır. Su alırken dikkat etmeniz gereken başka bir nokta da cam şişede olanları tercih etmeniz gerektiğidir. Çünkü cam, en sağlıklı saklama kabıdır.

Bu kadar önemli olan suyu çoğumuz hiç düşünmeden içeriz. Oysa bu yaşamsal sıvıyı yakından tanımak gerekiyor. İşte size suyun içindeki mineraller ve yararları:

Suyu Tanıyalım

Magnezyum: Kalbin ritmini düzenleyen magnezyum; sinirlerin, kemiklerin ve kasların çalışmasına da yardımcı oluyor. Ayrıca kalsiyum magnezyum sayesinde vücut tarafından emilebiliyor.

Sodyum ve Potasyum: Hücrelerdeki su dengesinin ve kan basıncının düzenlenmesine, asit-baz dengesinin korunmasına yarar. Sodyum ve potasyum kasların kasılmasına ve sinirlerin iletilmesine de yardımcı olan minerallerdir.

Kalsiyum: Kan basıncını ve hücrelerdeki su dengesini düzenleyen bir madde. Kanın pıhtılaşması için gerekli, kalp-damar hastalıklarının ve kalp krizlerinin önlenmesinde etkili. 

Bebek ve SuSu satın alırken…

İyi bir suda bu minerallerin bulunması gerekiyor. Ancak sudan suya değişen özellikler de var. Bunların en başında suyun iletkenliği, rengi, berraklığı ve sertliği geliyor. İyi bir su renge, tada ve sertliğe göre belirleniyor. Ama artık büyük kentlerde iyi bir suyu elde etmek ancak şişelenmiş ambalajlarla mümkün. Çeşmelerden akan suyu içmeye cesaret edemiyoruz. Her köşe başında açılan su istasyonlarının ne kadar sağlıklı su satıp satmadıkları konusunda hala şüpheler giderilmiş değil. Şişelenmiş olarak aldığımız suların üstündeki suyun niteliklerini açıklayan yazıları okumayı ihmal etmemeliyiz. Sertlik derecesine bakmalıyız. Çünkü sertlik derecesi suyun içindeki kireç oranını gösteriyor.

Bütün bu bilgiler ışığında yaptığımız seçim sonucu bebeğimize rahatça su içirebiliriz.

Bebeğe su verirken…

Bebeklerin sağlığı biz yetişkinlere göre biraz daha hassastır. Mikrop ve bakterilerden daha kolay etkilenecekleri için daha çok özen göstermemiz gerekiyor. Sağlıklı su seçimi de bu önemli konulardan biri. Bebeğinizi sağlıksız sulardan uzak tutmak için bazı noktalara dikkat etmeniz gerekiyor.

  • Aldığınız suyu küçük bebeğinize verirken kaynatmayı ihmal etmeyin. Ben çok iyi bir su alıyorum deseniz bile, küçük ihtimalleri hesap ederek 10-15 dakika kaynatın. Böylece mikroplardan arınmış olur. Ayrıca mineral kalıntıları ve dezenfektanlar çöker. Kaynatıp soğuttuğunuz suyu ağzı kapalı bir şekilde saklamayı unutmayın.
  • Çeşme suyunu filitre ederek vermeniz çok doğru bir yöntem değil. Piyasalarda bulunan filitrelere fazla güvenmemek gerekiyor. Bu yolla suyun tamamen hijyenik hale geldiğini söylemek oldukça güç. Üstelik filitreler, bazen suyun içindeki kalsiuam gibi bazı mineralleri kaybedebileceğinden kalitesini bozduğunu da söyleyebiliriz.
  • Ambalajlı aldığınız suyun kaynağına dikkat etmenizde yarar var. Su, dere, pınar gibi açık yerlerden geliyorsa kirlilik ihtimalini arttırır. Aldığınız suyun yer altı kaynaklı olmasında yarar var.
  • Özellikle mayıs ve ağustos ayları arasında tarım alanlarına yakın su kaynaklarından alınan suya dikkat etmelisiniz. Çünkü bu aylar tarımda ilaçlamanın en yoğun yapıldığı dönemdir. Bu ilaçlar kaynağa ulaşabilir ve nitrat oranı yükselebilir. Bu nedenle mayıs-ağustos ayları arasında ambalajlanmış suları almamanız da yarar var.

Bebeğin içme suyunun yanısıra banyo suyunun temizliğine de dikkat etmek gerekir. Banyo suyunu hazırlarken muslukları bir süre boşa akıtıp sonra su almak gerekebilir. Eğer çeşme suyuna güvenmiyorsunuz. Banyo suyunu kaynatıp ılımasını bekleyerek kullanabilirsiniz.

Category: Bebek, Bebeklerde Beslenme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü