Gebeliğe Özgü Karaciğer Hastalıkları

Yorum yapılmamış
Gebeliğe Özgü Karaciğer Hastalıkları

Masum belirtilere dikkat!

Karaciğer, ancak hastalanınca  fark ettiğimiz organlardan. Ancak sağlımız için çok önemli olduğu bir gerçek. Hamilelik sırasındaki değişimlerden karaciğer de etkilenir ancak bu değişimler çoğu zaman hiçbir hastalığa neden olmazken bazı durumlarda hem anne hem de bebek için risk taşır. İçhastalıkları ve Gastroenteroloji uzmanı Doktor Şafak Kızıltaş hamilelik sırasında görülen karaciğer değişim ve hastalıklarını ele aldı. 

-Gebeliğe özgü karaciğer hastalıkları ise değişik 4 klinik antite olarak karşımıza çıkmakta ve hiçbir kalıcı hasar bırakmadan düzelebildikleri gibi, hem anne, hem bebek için ölümcül sonuçlar da doğurabilmektedir

-Gebelikte görülen ve gebeliğe özgü olan karaciğer hastalıkları her ne kadar seyrek rastlanan klinik tablolar olsalar da, ciddi olarak anne ve bebek mortalitesini artırmaları nedeniyle her zaman göz önünde ve hatırda tutulmaları gerekmektedir. 

     Gebelik, karaciğerin birtakım fonksiyonlarında fizyolojik değişikliklere yol açar. Bunlar bir hastalık olarak değerlendirilemez. Yine gebelik öncesinde mevcut çok çeşitli karaciğer hastalığı bu süreçte şiddetlenebilir veya bu dönemde yeni hastalık olarak ortaya çıkabilir. Gebeliğe özgü karaciğer hastalıkları ise değişik 4 klinik antite olarak karşımıza çıkmakta ve hiçbir kalıcı hasar bırakmadan düzelebildikleri gibi, hem anne, hem bebek için ölümcül sonuçlar da doğurabilmektedir. Bu hastalıklar; gebelik aşırı kusmalarına bağlı karaciğer hasarı, gebelik kolestazı, gebeliğe bağlı akut karaciğer yağlanması ve gebeliğe bağlı hipertansiyonun ortaya çıkardığı pereklampsi tablosuyla ilişkin karaciğer hasarı olarak özetlenebilir.

Gebelik aşırı kusmalarına karşı karaciğer hasarı

    Gebelerde görülen gebelik aşırı kusması (hiperemezis gravidarum) bir karaciğer hastalığı değildir. Fakat bu kişilerde çoğunlukla karaciğer fonksiyonlarında bozukluk ortaya çıkar. Bunun nedeni aşırı kusmaya bağlı sıvı kaybı (dehidratasyon) ve beslenme bozukluğudur (malnütrisyon).

Gebeliğin ilk üç ayında ortaya çıkar. Sarılık, kaşıntı ve koyu renkli idrar en önemli bulgularıdır. Kan testlerinde karaciğer fonksiyon testleri bozuktur. Kusma kontrol altına alınırsa, karaciğer hasarı hızlı bir şekilde düzelir. Kontrol altına alınmayan olgularda, ölümcül bir tabloya yol açabilir. 

Gebelik kolestazı (IHCP: Intrahepatic cholestasis of pregnancy)  

    IHCP, selim gidişli bir hastalıktır. Gebeliğin geç dönemlerinde oraya çıkar ve doğumdan sonra hızla düzelir. Takip eden gebeliklerde tekrarlayabilir. Başlıca bulguları sarılık ve kaşıntıdır. Görülme sıklığı %1’den azdır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik ve hormonal faktörler suçlanmaktadır. Kaşıntı, sarılık ve karaciğer fonksiyon testlerindeki bozukluk doğumdan sonra 1-2 hafta içinde düzelir. Kaşıntısı şiddetli olgularda bu semptomu azaltacak ilaçlar kullanılır. 

Gebeliğe bağlı akut karaciğer yağlanması

     Bu klinik tablo, gebeliğin daha çok son 3. ayında görülen nadir bir durumdur. Sıklıkla öldürücü olabilir. Herhangi bir gebelikte olabildiği gibi, daha çok ilk gebelik, ikiz gebelik ve ölü fetus gebeliklerinde görülür. Bulantı, kusma, karın ağrısı, sarılık, ödem, kan şekeri düşüklügü ve ascites (karında sıvı birikimi) görülür. Pıhtılaşma bozukluğuna bağlı olarak sindirim sistemi ve çeşitli organ sistemlerinde kanamalar, böbrek fonksiyon bozukluğu ve pankreas bezinde iltihap (pankreatit) görülür. Anne ve bebek ölüm riski % 50’dir. Ölüm riski yüksek olan bu hastalık sonrasında yaşayan kişilerdeki takip eden gebeliklerde görülme riski çok düşüktür. Doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Özel bir tedavisi yoktur. 

Gebeliğe Bağlı Akut Karaciğer Yağlanması

Gebelik hipertansiyonuna bağlı preeklampside görülen karaciğer hasarı

     Hipertansiyon gebeliğin geç dönemlerinde sık görülen bir komplikasyondur. İdrarda protein kaçağı ve ödem ile birlikte olunca preeklampsi, bu tabloya konvülsiyon (epileptik nöbet) eklenirse eklampsi (gebelik zehirlenmesi) adını alır. Bu tablolar primer bir karaciğer hastalığı olmamasına karşın şiddetli eklampside karaciğer hasarı görülür ve ölüm olgularını %20’sinin nedenidir. Karaciğer hasarı iki farklı tabloda ortaya çıkar. 

  1. HELLP Sendromu: gebelik zehirlenmesi ile takip edilen hastalarda, bu sendrom ani ve hiçbir uyarıcı bulgu olmadan başlayabilir. Hemoliz, kanda trombosit düşüklüğü ve karaciğer fonksiyon testlerinde bozukluk başlıca bulgularıdır. En önemli semptomu karın ağrısıdır. Bu nedenle gebelik zehirlenmesi olan hastalar karın ağrısı açısından sık sorgulanmalıdır. Anne ölüm riski düşük ,fakat fötüs ölüm riski yüksektir. 
  2. Karaciğer kanaması ve rüptürü (yırtılması) : eklampsili hastaların %1-2’sinde görülen nadir bir durumdur. Karın sağ üst kısmında ani bir ağrı ile başlar. Birkaç saat veya günde şoka dönüşür. Acil cerrahi müdahaleyi gerektirir. 

     Sonuç olarak, gebelikte görülen ve gebeliğe özgü olan karaciğer hastalıkları her ne kadar seyrek rastlanan klinik tablolar olsalar da, ciddi olarak anne ve bebek mortalitesini artırmaları nedeniyle her zaman göz önünde ve hatırda tutulmaları gerekmektedir. 

    Gebelik öncesinde mevcut bir karaciğer hastalığının gebelik süresince devam edeceği, hatta ağırlaşacağı göz önünde tutulursa anne adayının ilk aylarda karaciğer hastalığı açısından kan testleri ile kontrol edilmesi anne bebek sağlığı açısından önemlidir.

     Yine kaşıntı gibi masum görünen semptomların arkasında, karaciğer hastalığı olabileceği her zaman düşünülmelidir.

Category: Hamilelik, Hamilelikte Sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü